CBTiSTANBUL

Beck Yönelimli Kognitif Terapi

Depresyonun Bilişsel-Davranışsal Tedavisi: Tedavi Planlamasına Yönelik Üç Aşamalı Model

Posted By on November 23, 2020

Bu makale, depresyonun bilişsel-davranışçı tedavisine rehberlik etmek için kullanılabilecek üç aşamalı bir modeli açıklamaktadır. İlk aşamada, terapist sağlam bir terapötik ittifak kurar, kapsamlı bir depresyon değerlendirmesi yürütür ve ön tedavi planına rehberlik etmek için ayırıcı tanı kullanır. İkinci aşamada, tedavi planını her bir danışanın(hastanın) özel ihtiyaçları ile eşleştirmek için bir dizi modül kullanılır. Modüller, genellikle depresyonla ilgili farklı alanları hedef alır: azaltılmış aktivite, sosyal bozulma, etkisiz başa çıkma, bilişsel önyargılar, problem çözme eksiklikleri ve yetersiz özgüven. Üçüncü aşamada, depresif hastalar nüks riskini azaltmak ve depresif duyguların olası tekrarını yönetmek için özel stratejiler öğrenebilirler. Üç aşamalı model, tedavi stratejilerinin entegrasyonunu destekler ve terapistin her bir danışanın ihtiyaçlarına cevap veren yapılandırılmış bir tedavi planı sağlamasına izin verir.

Referans: Overholser J. C. (2003). Cognitive-Behavioral Treatment of Depression: A Three-Stage Model to Guide Treatment Planning

Saygılarımla,

Psk.Esnayi İbrahimli

Farklı Bir Depresyon: Bipolar ve Unipolar Depresyon Arasındaki Klinik Ayrımlar

Posted By on November 16, 2020

Tanıda gecikme veya yanlış tanı koyma bipolar bozukluğu olan hastaların acısını devam ettirir. Bununla birlikte doğru erken tanı koyma bazen zordur, özellikle de hastalar sık sık unipolar depresyon ile karıştırılabilen depresif evrede bulunduklarından dolayı. Ne yazık ki, unipolar depresyon için uygun terapi, bipolar bozuklukta, özellikle ailede bipolarite ve intihar öyküsü olanlarda manik kayma veya döngü hızlanması riskini artırabilir, ancak bazı bipolar hastalarda bazı antidepresanlar işe yarayabilir. Buna ek olarak şu anda mevcut olan duygu düzenleyicilerin çoğu maniyi yönetmede etkili olsada depresyonu etkili bir şekilde çözmez. Buna karşılık Lamotrijin bipolar depresyonda etkisini göstermiştir ve çok düşük manik kayma riskine sahiptir. Unipolar depresyon ile karşılaştırıldığında bipolar depresyonun hipersomni, psikomotor yavaşlama, hızlı değişen ruh hali, erken başlangıç ve ailede bipolar bozukluk öyküsü ile ilişkili olma olasılığı daha yüksektir. Bu ayrımların farkındalığı, bipolar bozukluğun teşhisini büyük ölçüde iyileştirebilir ve etkili terapötik müdahale için bir olanak sağlayabilir.

Referans: Bowden, C. L. (2005). A different depression: clinical distinctions between bipolar and unipolar depression. Journal of Affective Disorders, 84(2-3), 117-125.

Saygılarımla,

Psk. Işın Su İnam

Tekrarlayan Depresyonun Önlenmesinde CBT’nin 6 Yıllık Takip Sonuçları

Posted By on November 9, 2020

Amaç:Çok az sayıda çalışma, depresyonda yeniden ortaya çıkmayı önlemek için farmakolojik olmayan stratejiler kullanmaktadır. Rezidüel (kalıntı) semptomların kognitif davranışçı tedavisinin, 2 yıllık bir takipte tekrarlayan depresyonda klinik tedaviden anlamlı derecede daha düşük bir nüks oranı sağladığı bulunmuştur. Bu araştırmanın amacı, klinik tedaviye karşı kognitif davranış tedavisinin 6 yıllık bir takibini sağlamaktı.Metodoloji:Antidepresan ilaçlarla başarılı bir şekilde tedavi edilen nükseden majör depresyonu olan kırk hasta, ya artık semptomların kognitif davranış tedavisine (yaşam tarzı değişikliği ve well being – iyilik terapisi ile desteklenen) ya da klinik tedaviye rastgele atandı. Her iki grupta da antidepresan ilaçlar azaltıldı ve kesildi. 6 yıllık bir takip yapıldı. Bu süre zarfında, nüks ortaya çıkmadıkça hiçbir antidepresan ilaç kullanılmadı.Bulgular:Kognitif davranış tedavisi, klinik tedaviye göre (% 90) 6 yıllık bir takipte önemli ölçüde daha düşük bir nüks oranı (% 40) ile sonuçlandı. Kognitif davranış tedavisi alan grup, klinik tedavi grubuna kıyasla anlamlı olarak daha düşük tekrarlama sayısına sahipti.Sonuç:Farmakoterapi sonrası bilişsel davranışçı tedavinin ardışık kullanımının tekrarlayan depresyonda uzun vadeli sonuçları iyileştirebileceğini göstermektedir. Tekrarlayan depresyonu olan hastaların önemli bir kısmı, ilaç tedavisini başarıyla sonlandırabilir ve odaklanmış bir psikoterapi kürü ile en az 6 yıl boyunca sağlıklı kalabilir.

Referans: Fava, G. A., Ruini C., Rafanelli, C., Finos, L., Conti, S., & Grandi, S. (2004). Six year outcome of cognitive behavior therapy for prevention of recurrent depression. The American Journal of Psychiatry, 161(10), 1872-1876.

Saygılarımla
Uzm. Psk. Gizem Hüroğlu

Bilişsel Davranışçı Terapinin Depresyon Tedavisinde Etkisi

Posted By on November 2, 2020

Bilişsel davranışçı terapinin (CBT) tek kutuplu depresyon için bir tedavi olarak etkilerindeki zamansal değişiklikleri inceleyen bir meta-analiz yapıldı. Psikoterapi denemelerinin kapsamlı bir araştırması, 1977’den 2014’e kadar 70 uygun çalışma verilmiştir. Beck Depresyon Envanteri (BDI) ve Hamilton depresyon derecelendirme ölçeği (HRSD) etki boyutları(ES) Hedge g üzerinden ölçülmüştür. Remisyon oranları da kaydedildi. Her çalışmanın yayın yılı, etki boyutlarının doğrusal bir metaregresyon belirleyicisi olarak ve diğer moderatörlerle (yıl) 2 yönlü bir etkileşimin bir parçası olarak incelenmiştir. BDI’nın ortalama ES’si 1.58 (%95 CI [1.43, 1.74]) ve HRSD için 1.69 (%95 CI [1.48, 1.89]) dir. Alt grup analizleri, kadınların tedaviden erkeklerden daha fazla fayda sağladığını ortaya koymuştur (p .05). Deneyimli psikologlar (g 1.55) daha az deneyimli öğrenci terapistlerine göre (g 0.98). daha iyi sonuçlar elde etmişlerdir (s .01). Zamansal eğilimleri inceleyen metaregresyonlar, CBT’nin etkilerinin, hastaların kendi raporlarıyla ölçüldüğü gibi, (BDI, p .001), klinisyenlerin derecelendirmeleri (HRSD, s .01) ve remisyon oranları (s .01) ölçümlerinde girişinden bu yana doğrusal ve istikrarlı bir şekilde azaldığını göstermiştir. Alt grup analizleri, hem grup içi (pre/post) tasarımlarda hem de kontrollü deneme tasarımlarında (S.02) düşüş eğiliminin mevcut olduğunu doğruladı (p .01). Bu nedenle, modern CBT klinik çalışmaları, seminal çalışmalarla karşılaştırıldığında depresif semptomlardan daha az rahatlama sağlamıştır. Potansiyel nedenler ve olası çıkarımlar gelecekteki çalışmalar için tartışılmıştır.

Referans:

Johnsen, T. J., & Friborg, O. (2015). The effects of cognitive behavioral therapy as an anti-depressive treatment is falling: a meta-analysis. Psychological bulletin141(4), 747.

Saygılarımla,

Psk. Selin Zorlu

Kaygı Bozukluklarında Tedavi Planlanmasına Yönelik Bilişsel Davranışsal Vaka Formülasyonu Çerçevesi

Posted By on October 27, 2020

Anksiyete bozuklukları için etiyolojik ve sürdürücü faktörlerin tek, basit, görsel bir çerçevede özetlendiği bir bilişsel davranışsal vaka formülasyon çerçevesi (CBCFF) sunulmuştur. Bu CBCFF daha sonra farklı bilişsel ve davranışsal tedavi bileşenlerinin vaka formülasyonunun yönleriyle belirli bağlantılarını göstermek için kullanılır.
Bu makalede CBCFF’nin kullanımını açıklamak için bir örnek kullanılmıştır ve hiçbir manuel tedavinin mevcut olmadığı yeni sunumlarla faydası vurgulanmaktadır.

Referans: Boschen, M. J., Tian P. S. (2008). A cognitive behavioral case formulation framework for treatment planning in anxiety disorders. Depression and Anxiety 25:811–823

Saygılarımla,

Psk.Esnayi İbrahimli

Proudly Powered by WordPress | Theme by The Cloisters | Entries RSS  Comments RSS