CBTiSTANBUL

Beck Yönelimli Kognitif Terapi

Depresyonu olan ergenlerin tedavisinde nüks ve nüks önleme çalışması

Posted By on June 28, 2021

Ergen depresyonunda nüksetme önemli sorunlardandır. Ergenlerde depresyonun akut tedavisine kıyasla nüksün önlenmesi hakkında çok daha az şey bilinmektedir. Önceki araştırmalara, teorik tahminlere ve klinik deneyime dayalı olarak, Depresyonlu Ergenler İçin Tedavi Çalışması (TADS) protokolü, yüksek nüks ve relaps oranlarının, akut tedaviyi destekleyici seanslar şeklinde uzatılarak azaltılıp azaltılamayacağını belirlemek için tasarlanmıştır. Buraya dahildir; (a) depresyonun doğası hakkında,depresyonun seyri de dahil olmak üzere kapsamlı eğitim; (b) tam semptom remisyonunun sağlanması, (c) terapistten ergene becerilerin dereceli transferi (yani, ergene kendi terapisti olmayı öğretmek); (d) bilişsel faktörler gibi nüks için bilinen risk faktörlerine odaklanmak, aile eleştirisi vb; ve (e) ihtiyaç ve gelişim düzeyinin bir fonksiyonu olarak ailenin dahil edilmesi. Bu makale, nüks için risk faktörleri üzerine literatürü gözden geçirmekte ve daha sonra TADS’de bilişsel davranışçı tedavide bu konulara nasıl yaklaşıldığını açıklamaktadır.

Referans: Simons A. D., Rohde P., Kennard B. D., Robins M. (2005). Relapse an Recurrence Prevention in the Treatment for Adolescents With Depression Study. Cognitive and Behavioral Practice, 12, 240-251.

Saygılarımla,

Klinik Psikolog Esnayi İbrahimli, MA

Uzun Süreli Yas, Dayanıklılık (Resilience) ve Yaslı Eşler Üzerinden İyileşmenin Belirleyicileri

Posted By on June 27, 2021

Kayba verilen tepkilerin çoğu, üç prototipik yolu izler; dayanıklılık (resilience) kademeli iyileşme ve kronik stress (Bonanno, 2004). Bununla birlikte, bu tepkileri tahmin eden faktörler üzerine yapılan araştırmalar sınırlandırılmıştır. Bu çalışmada, bahsedilen prototipik modellerin her birinin teorik olarak ilgili belirleyicilerini inceledik. Yöntem: 115 yaslı eşin kayıp sonrası 1.5 ila 3 yıl değerlendirildi ve kontrol grup olarak 74 evli eş değerlendirildi. Yastaki süreçlerini, izledikleri yolu tanımlamak için, yaslı katılımcılara süreçlerin grafiksel bir tasvirini sağladık ve deneyimlerini en iyi tanımlayanı seçmelerini istedik. Bulgular: grup karşılaştırmaları, dayanıklılığa sahip (resilient) ve uzun süreli yas tutanlar arasında önemli farklılıklar olduğunu ve dayanıklılığa sahip (resilient) ve evli kontrol grubu arasında neredeyse hiç bir fark olmadığını ortaya koydu. Çok değişkenli analizler, dayanıklılığa (resilience) kıyasla uzun süreli yasın, uyumsuz bağımlılık özellikleri ile kaybedilen kişiyle ilgili olumlu anılara erişimde zorluk ve daha çok hatırlanan evlilik uyumu ile benzersiz bir şekilde ilişkili olduğunu göstermiştir. Sonuç: bu sonuçlar, kayıp sonrası farklı uyum süreçleri ile ilişkili faktörleri anlamamızı genişletmektedir.

Referans: Mancini, A. D., Sinan, B., & Bonanno, G. A. (2015). Predictors of prolonged grief, resilience, and recovery among bereaved spouses. Journal of Clinical Psychology71(12), 1245-1258.

Saygılarımla,

Psk. Selin Zorlu

Danışanlar Ne Zaman Terminasyon Sürecine Hazır Olur?

Posted By on June 14, 2021

Psikoterapinin sona erme süreci, araştırma literatüründe tedavi sürecinin diğer alanlarına göre daha az ilgi görmüştür. Bu makale, kognitif davranışçı tedavi sırasında danışanla birlikte tedaviyi sonlandırma sürecinin ne zaman uygun olduğunu belirlemek için gözlenebilir belirleyicileri vurgulayan yapılandırılmış bir çerçeve sunmaktadır. Danışanın ne zaman terapiyi sonlandırmaya hazır olduğunu gösteren 7 kriter: (a) doğru ölçeklerle değerlendirilen semptom azalması (b) 8 hafta boyunca stabil ve devam eden şekilde semptomlarda azalma (c) işlevsel bozulmada azalma (d) semptomlarda azalmanın spontan remisyon değil; yeni becerilerin kullanımıyla ilişkili oluşu (e) yeni becerilerin zaman zaman ve danışanın en savunmasız (vulnerability) olduğu durumlarda kullanılması (f) tekniklerin işe yarayıp yaramayacağına ilişkin baştaki endişeye karşı kazanılan becerilerle ilişkin gurur duygusu ve (g) semptomlardaki azalmanın diğer alanlara taşınması. Yapılandırılmış çerçevenin klinik uygulamasına ilişkin vaka raporu ve tartışması sunulmaktadır.

Referans: Jakobsons, L. J., Brown, J. S., Gordon, K. H., & Joiner, T. E. (2007). When Are Clients Ready to Terminate? Cognitive and Behavioral Practice, 14(2), 218–230.

Saygılarımla,

Psk. Işın Su İnam

Düşük Özsaygı için Kognitif Davranışçı Terapi: Bir Vaka Örneği

Posted By on June 4, 2021

Özet

Düşük benlik saygısı, birçok eksen I bozukluğunun etiyolojisi ve sürmesiyle ilişkili olduğu gösterilmiş olan yaygın, engelleyici ve sıkıntı veren bir sorundur. Bu nedenle, düşük özsaygı için etkili tedaviler geliştirmek önceliklidir. Düşük özsaygının kognitif davranışçı kavramsallaştırılması tasarlanmış ve bir kognitif davranışçı terapi programı anlatılmıştır (Fennel,1997,1999). Klinik popülasyonlarda bu tedavinin sistematik değerlendirmesi henüz yapılmamıştır. Mevcut vaka raporu düşük özsaygı, depresyon ve anksiyete semptomları olan bir hastanın değerlendirilmesi, formülasyonu ve tedavisini anlatmaktadır. Tedavinin sonunda (6 ayda 12 seans) ve 1 yıllık takipte, tedavinin depresyon, anksiyete ve özsaygı ölçümlerinde büyük etki büyüklüğü gösterdiği bulunmuştur. Hasta, artık herhangi bir psikiyatrik bozukluk için tanı kriterlerini karşılamamış; tüm ölçümlerde güvenilir ve klinik olarak anlamlı değişim göstermiştir. Bildiğimiz kadarıyla, düşük özsaygı için tedavi öncesi ve sonrasını değerlendiren ya da tedavi takip verisi sunan bir CBT vaka çalışması yayını yoktur. Dolayısıyla, bu vaka düşük özsaygı için CBT’nin kanıta dayalı etkililiğine dair ilk katkıyı sağlamaktadır. Bununla birlikte, düşük özsaygı için CBT’nin etkililiğini doğrulayan ve karşılaştıran daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Referans:  McManus, F., Waite, F ve Shafran, R. (2009). Cognitive-behavior therapy for low self esteem: a case example. Cognitive and Behavioral Practice,16(3), 266-275.

Saygılarımla,

Klinik Psikolog Gizem Hüroğlu, MA

Travmatize mülteciler ve etnik azınlık hastaları için CBT’nin uyarlanması: kültürel olarak uyarlanmış CBT’den örnekler (CA-CBT)

Posted By on May 26, 2021

Bu makalede, kognitif terapinin (CBT) travma geçirmiş mülteciler ve etnik azınlık popülasyonları arasında PTSD tedavisi için nasıl uyarlanabileceğini, tedavimizden, kültürel olarak uyarlanmış CBT veya CA-CBT’den örnekler sunuyoruz. CA-CBT maruz bırakma konusunda benzersiz bir yaklaşıma sahiptir, somatik duyumların tedavisini vurgular (bu gruplarda PTSD sunumunun özellikle belirgin bir kısmı) ve komorbid anksiyete bozukluklarını ve öfkeyi ele alır. Bu tedavi hedeflerine ulaşmak için CA-CBT meditasyon gibi duygulara maruz kalma ve duygu düzenleme tekniklerini vurgular ve duygusal ve psikolojik esnekliği teşvik etmeyi amaçlar.CA-CBT’yi uygulamanın 12 temel yönünü açıklıyoruz, bu da onu travma geçirmiş mülteci ve etnik azınlık nüfuslarının kültürel olarak da hassas olduğunu göz önünde bulundurulması gereken bir tedavi  haline getiriyor. Bizim tedavi rehberimiz; (a) kültürel olarak hassas tedaviler bu toplumlarda travma sonrası stres bozukluğu, uyarılma ve somatik belirtilerin rolünü vurgulayan birçok süreçleri göstermek için panik atak–travma sonrası stres bozukluğu modeli; (b) eşlik eden anksiyete koşulları hedefleme, gözlemlenen somatik belirtiler ve önemini göstermek için uyarılma üçlüsü ve psikopatolojik süreçlerinin tasarımı: kullanılan üç modeli tartışıyoruz; ve (c) bazı terapötik tekniklerimizin (örneğin, beden odaklı teknikler: esneme) psikolojik esneklik ve iyileşme sağladığını ortaya çıkarmak için çoklu sistem ağı (MSN) duygusal durum modeli.

Referans:

Hinton, D. E., Rivera, E. I., Hofmann, S. G., Barlow, D. H., & Otto, M. W. (2012). Adapting CBT for traumatized refugees and ethnic minority patients: Examples from culturally adapted CBT (CA-CBT). Transcultural psychiatry49(2), 340-365.

Saygılarımla,

Psk. Selin Zorlu

Proudly Powered by WordPress | Theme by The Cloisters | Entries RSS  Comments RSS