CBTiSTANBUL

Beck Yönelimli Kognitif Terapi

TSSB’ nin Tedavisi: Kanıta Dayalı Psikoterapi Müdahalelerinin Gözden Geçirilmesi

Posted By on May 3, 2021

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD), travmatik bir yaşam olayından sonra gelişebilen, kronik, işlevselliği düşüren ruh sağlığı bozukluğudur. Ancak, TSSB için etkili psikolojik tedaviler mevcuttur. 2017’de Gaziler Sağlık İdaresi (VHA), Savunma Bakanlığı (DoD) ve Amerikan Psikologlar Derneği (APA), TSSB tanılı bireylerin tedavisini sağlayan kişiler için tavsiyeler dizisine sahip PTSD için tedavi kılavuzları yayınladı. Bu makalenin amacı, 2017 kılavuzlarında kullanılan metodolojiyi kısaca gözden geçirmek ve sonrasında kılavuzlarda önemle tavsiye edilen yetişkinler için TSSB’ nin CBT tedavilerini tartışmaktır. Her iki kılavuzda Uzun Süreli Maruz Bırakma (PE), Kognitif İşleme Terapisi (CPT), travma odaklı Kognitif Davranışçı Terapi (TF-CBT) kullanımını şiddetle tavsiye etmektedir. Bu tedavilerin her biri kanıta dayalıdır ve travma odaklıdır. Başka bir deyişle, travmatik olayın anılarını veya travmatik olayla ilgili düşünceleri ve duyguları doğrudan ele almaktadırlar. 

Referans: Watkins, L. E., Sprang, K. R., & Rothbaum, B. O. (2018). Treating PTSD: A Review of Evidence-Based Psychotherapy Interventions. Frontiers in Behavioral Neuroscience, 12.

Saygılarımla,

Psk. Işın Su İnam

Temel İletişimin Ötesinde: Kognitif Davranışçı Terapide Ana Dilin Rolü

Posted By on April 24, 2021

Özet
Göç, genellikle ana dilin geri planda kalması pahasına yeni bir dil edinme ihtiyacını içeren, krize yatkın, karmaşık bir süreçtir. Dolayısıyla, çeşitli mental sağlık desteğine ihtiyaç duyan ancak, terapistin konuştuğu dilde yeterince akıcı konuşamayan göçmenlerle sıkça karşılaşılmaktadır. Kognitif Davranışçı Terapi (CBT) göçmenlere ev sahipliği yapan ülkeler de dahil olmak üzere birçok ülkede yaygın olarak kullanılan bir terapötik yaklaşım haline gelmiştir. Bu makale, CBT’nin göçmenlerle hem bireysel hem de grup seanslarında kullanımına ilişkin vaka çalışmalarını, hastanın ana dilinin süreçteki rolüne odaklanarak gözden geçirmektedir. Araştırmalar ana dilin duygusal açıdan önemli olduğunu (kullanmak, maruz kalmak, duyguları ifade etmek, içinde ifade edilen duyguları anlamak, ona ve içinde kodlanmış anılara erişim sağlamak vb.) ısrarla belirtmektedir. Bu boyutlar göz önüne alındığında, terapötik süreçte potansiyel olarak önemli bir rol oynamaktadır. Öyleyse asıl soru, esasen duygusal olan terapötik sürecin, ana dil onun özümsenmiş bir parçası değilse etkili olup olamayacağıdır. Bu makale, ana dilin CBT’deki konumunu, terapistlerin bu konudaki farkındalığını, varsa bu konuda yapılan düzenlemeleri, terapistlerin bakış açısını ve CBT’nin göçmenlerle kullanımını geliştirmek için önerileri incelemektedir. Çok dilli hastalarla çalışan (özellikle göçmenler veya diğer azınlık gruplarından üyeler) terapistler, kendisi çok dilli olan terapistler veya çeşitli disiplinlerden gelen araştırmacılar da dahil olmak üzere farklı kitlelere uygun olacak şekilde yazılmıştır. Bu nedenle amacımız, ana dilin duygusal süreçlerdeki merkeziyetinin teorik açıdan anlaşılmasına katkıda bulunmak ve terapistler ile eğitim veren enstitüler için bazı pratik öneriler sunmaktır.

Referans: Tannenbaum, M. & Har, E. (2020). Beyond basic communication: the role of the mother tongue in cognitive behavioral therapy. International Journal of Bilingualism, 24(4), 881-892.

Saygılarımla,
Klinik Psk. Gizem Hüroğlu, MA

Devam eden travmalar yaşayan gençler için travma odaklı CBT?

Posted By on April 19, 2021

Özet:

Birçok genç, aile içi veya toplum içi şiddet gibi sürekli travmaya maruz kalmaktadır. Klinisyenler genellikle, tarihsel travmaya karşı öğrenilmiş korku tepkilerini azaltmak için maruz bırakma bileşenleri içeren kanıta dayalı tedavilerin bu gençler için uygun olup olmadığını sormaktadır. Sorulması gereken soru şu ki, eğer gençler travma deneyimlerine duyarsızlaştırılırsa, bu bir şekilde mevcut veya devam eden travmaya cevap vermelerini etkiler mi? Makale, devam eden travmaları olan gençler için kanıta dayalı bir tedavi, travma odaklı bilişsel davranışçı terapi (TF-CBT) uygulamak için pratik stratejileri ele almaktadır. TF-TCMB topluluğuna ve uluslararası programlara katılan yerel terapistler ve ailelerle iş birliği, bu gençlerle TF-TCMB uygulamak için etkili stratejiler ortaya koydu. Bu stratejiler, devam eden travmalar hakkında (1) erken tedavi güvenliğini artırmak; (2) etkili bir şekilde devam eden kişisel travma yaşayan ebeveynler; ve (3) gençlerin devam eden travma deneyimleriyle paralel olarak artan ebeveynlerin farkındalığı ve (a) travma anlatı ve işleme bileşeni sırasında ; (b) gençlerin sürekli travmaya ait uyumsuz bilişleri dahil; ve (c) gençlerin gerçek tehlike ve genel travma hatırlatıcıları arasında ayrım yapmasına yardımcı olmak. Vaka örnekleri, bu stratejilerin çeşitli klinik durumlarda nasıl kullanılacağını göstermektedir. Bu stratejiler sayesinde TF-TCMB klinisyenleri, devam eden travmalar yaşayan gençleri sonuçları etkili bir şekilde iyileştirebilir.

Referans:

Cohen, J. A., Mannarino, A. P., & Murray, L. K. (2011). Trauma-focused CBT for youth who experience ongoing traumas. Child abuse & neglect35(8), 637-646.

Saygılarımla,

Psk. Selin Zorlu

Travmaya Bağlı Suçluluk İçin Kognitif Terapi: Kavramsal Temeller ve Tedavi Özetleri

Posted By on April 12, 2021

ÖZET

Suçluluğun hem duyusal hem de bilişsel boyutları olduğu konusunda tutarlı bir fikir birliği vardır. Bilişsel öğelerin çok önemli bir rol oynadığı, olayla ilişkili suçluluğun kavramsallaştırmasını tanımlıyoruz. Suçluluğun birincil bilişsel bileşenleri veya belirleyicileri olarak öne sürülen faktörler arasında algılanan yanlış davranış, sorumluluk kabulü, algılanan gerekçelendirme eksikliği ve geriye dönük önyargının neden olduğu sonuç öncesi bilgi hakkında yanlış inançlar yer alır. Her bilişsel bileşen, irrasyonel bir inanç veya büyüklükleri değişebilen hatalı bir sonuç olarak ortaya çıkabilir. Travma kurbanlarının travmatik olaylardaki rolleri hakkında hatalı sonuçlara varmalarına yol açabilecek çok sayıda mantık hatası tespit edilmiştir. Önerilen model dahilinde, bu düşünme hatalarını düzeltmek suçluluğu hafifletmenin en iyi yolu olarak kabul edilir ve travmaya bağlı suçluluk için kognitif terapinin birincil görevidir (CT-TRG). Her suçluluk sorunu ile birlikte, bir sorgulama / hayali maruz kalma egzersizi bilişsel terapiden önce gelir. Uygun CT-TRG, önemli ölçüde psikoeğitim ve her suç bileşeninin işbirliğine dayalı incelemesini içerir. Hastalara “o zaman” bildiklerini “şimdi” bildiklerinden ayırt etmelerini ve travma meydana geldiğinde sahip olunan inançlar ve sahip olunan bilgiler ışığında sorumluluk, gerekçelendirme ve yanlışlık algılarını yeniden değerlendirmeyi öğretmek için prosedürler tanımlanmıştır. Tedavi modelinin uygulanabilirliği ile ilgili birkaç konu tartışılmaktadır.

Referans: Kubany, E. S., & Manke, F. P. (1995). Cognitive Therapy for Trauma-Related Guilt: Conceptual Bases and Treatment Outlines. Cognitive and behavioral practice 2, 27-61.

Saygılarımla,

Klinik Psikolog Esnayi İbrahimli, MA

Otobiyografik Bellek ve PTSD

Posted By on April 5, 2021

PTSD uzun zamandır otobiyografik bellekte olan değişimlerle ilişkilendirilmiştir. PTSD yaşayan bireylerin tanı kriterlerinden olan müdahaleci anılar ve geçmişe dönüş (flashback) yaşamalarının yanında geçmişten gelen  bazı spesifik anıların detaylarını hatırlamakta güçlük çektikleri bulunmuştur. Bireyin geçmişte yaşadığı belirli anıları hatırlamada güçlük çekmesine ‘aşırı genellenmiş otobiyografik hafıza’ denilmektedir. Bu kavramın altında yatan süreçle ilgili önemli orjinal bulgular ve kanıta dayalı çalışmalar bulunmaktadır. Bu makale otobiyografik belleğin teorisi, araştırma sonuçları, travmatik stresi nasıl sürdürdüğü ile ilgili bulguları özetlemektedir.

Referans: Lapidow, E. S., & Brown, A. D. (2016). Autobiographical memories and PTSD. Comprehensive Guide to Post-Traumatic Stress Disorders, 131–146.

Saygılarımla,

Psk. Işın Su İnam

Proudly Powered by WordPress | Theme by The Cloisters | Entries RSS  Comments RSS