BDT sosyal kaygı bozukluğu olan kişilere duygu düzenleme becerileri öğreterek sosyal kaygılarının azalmasını sağlayabilir. Bu araştırma kişilerin sosyal kaygısını yalnızca tedavi süreci sonunda değil, haftalık olarak ölçmeyi amaçlamıştır. Bunu yaparken de bilişsel yeniden yapılandırma (Bu hafta yaşadığınız olaylarda düşünme şeklinizi ne sıklıkla değiştirmeye çalıştınız?) ve duyguları bastırma da (Ne sıklıkla kaygınızı belli edecek bütün belirtileri gizlemeye çalıştınız?) ölçülerek sosyal kaygı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu iki stratejinin sadece sıklığı değil, aynı zamanda stratejilere yönelik başarı da ölçülmüştür. Bilişsel yeniden yapılandırma, “Bu strateji kaygınızı azaltmada ne kadar başarılı oldu?” sorusu ile; duyguları bastırma ise “Bu strateji insanları kandırmanızda ne kadar başarılı oldu?” sorusu ile ölçülmüştür. Araştırmada BDT grubundaki sosyal kaygı bozukluğu olan kişilerin bilişsel yeniden yapılandırma sıklığı ve başarısının arttığı, duyguları bastırmanın sıklığı ve başarısında ise BDT alan ve almayanlar arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. BDT alan kişilerin sosyal kaygılarında da büyük bir düşüş gözlenmiştir. Sadece BDT alan kişilere bakıldığında yalnızca “bilişsel yeniden yapılandırma başarısı” ve “duyguları bastırmanın azalması” yordayıcı faktörler olarak öne çıkmıştır. Yani bu iki faktör kişilerin gelecek haftaki ve tedavi sonundaki sosyal kaygılarını öngörmemizi sağlamaktadır.
Referans:
Goldin, P. R., Lee, I., Ziv, M., Jazaieri, H., Heimberg, R. G., & Gross, J. J. (2014). Trajectories of change in emotion regulation and social anxiety during cognitive-behavioral therapy for social anxiety disorder. Behaviour research and therapy, 56, 7-15.
Saygılarımla,
Psk. Zülal Oğuz
