Site icon CBTiSTANBUL

Bozukluğa Özgü ve Tanılararası Vaka Kavramsallaştırmaları

Vaka kavramsallaştırması, bireylerin özgün deneyimlerini psikolojik teori ile bütünleştirme sürecidir ve genellikle etkili bir terapide merkezi bir süreç olarak tanımlanır. Dolayısı ile, bilişsel davranışçı perspektif ile çalışan klinisyenin  karşı karşıya kaldığı temel soru bir danışanla formülasyon yaparken hangi formülasyon teorisinin temel alınması gerektiğidir. Bu soruyu öncelikle bozukluğa özgü ve transdiagnostik (tanılararası) yaklaşımların güçlü ve sınırlı yönlerini dikkate alarak ele alırız. Böylece yaklaşımlar arasındaki farklılıklar, teori ve araştırmalardan en uygunlarını seçip birleştirilerek klinisyenin terapiyi bireyselleştirmesine izin veren formülasyon için, ilkelere dayanan bir yaklaşımla çözülen  yapboz ya da bilmece olarak çerçevelenir. Ayrıca, danışandaki gelişmenin nasıl kalıcı hale geleceğini dikkate alarak, danışanın güçlü ve resilience taraflarını da dahil eden bozukluğa özgü ve tanılararası formülasyonun önemini vurgulamaktayız. Bunu başarabilmek için, zorunlu olarak bozukluğa özgü modelleri değerlendirmenin ötesine geçmekte, iyilik (wellbeing) ve dayanıklılık (resilience) modellerinden yararlanmanın önemini vurgulamakta ve bunu yaparak sadece bozuklukların değil, aynı zamanda dayanıklılığın da teorik açıklamalarını önemli hale getirmekteyiz.

Referans: Dudley, R., Kuyken, W., Padesky, C. A. (2011). Disorder specific and trans-diagnostic case conceptualisation. Clinical Psychology Review, 31 (2), 213-224.

Saygılarımla,

Klinik Psk. Gizem Hüroğlu, MA

Exit mobile version