Terapötik ilişki ve ittifak BDT’nin önemli bir parçasıdır. Bu makalede ittifakı etkileyen bazı faktörler ve terapistlerin zorlandığı bazı noktalar ele alınmıştır. İttifakı etkileyen faktörler; vaka formülasyonu, onaylama, duygusal yaşam felsefeleri, mağdur direnci, şematik direnç, şematik uyumsuzluk, geri dönüşsüz maliyet bağlılığı ve kendi kendini sabote etmedir. Oluşturulan vaka formülasyonu sayesinde hastanın günlük hayatında tekrar eden problemlerinin terapi ilişkisine de yansıyacağı ve ne gibi sorunlara yol açabileceği öngörülüp buna yönelik stratejiler geliştirmek, kurulan ittifakı sağlamlaştırır. Onaylama; hastanın terapistin empati konusunda eksik olduğunu düşünmesi ya da onaylanmadığını hissetmesi tedavi sonuçları üzerinde olumsuz etki yaratır. Ancak tatmin edici derecede onaylanma kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı hastalar da yeteri kadar onaylanmadığını hissettiklerinde tekrar eden talepler, tekrar eden krizler gibi problemli stratejilere başvurabilirler. Duygusal yaşam felsefeleri; insanların acı veren duygulara bakış açıları ve inançları farklılık gösterir. Eğer terapist duyguları göstermenin zaman kaybı olduğunu, onaylamanın tedavinin hedeflerine ulaşmada engel olduğunu ve onaylamanın ruminasyonu pekiştireceğini düşünürse, hasta kendini onaylanmamış hissedip terapiyi bırakabilir. Mağdur direnci; terapistin hastanın yaşadıklarının ne kadar kötü ve zor olduğunu kabul edip mağdur olan ya da istismara uğrayan kişilerin verdiği duygusal tepkileri onaylaması ittifakı arttırırken bunun tam tersi şekilde yaşadıklarının ne kadar kötü olduğunu sorgulamak hastanın onaylanmadığını hissetmesine yol açarak direnci arttırıp ilişkiye zarar verecektir. Şematik direnç; bazı hastaların şemaları o kadar katı ve güçlüdür ki başka bir alternatif göremezler. Bu şemaların terapötik ilişki üstünde büyük etkileri olmaktadır. Şematik uyumsuzluk; hastalar gibi terapistlerin de şemaları vardır ve hasta ile terapistin şemaları birbirine uymadığında ittifak da zarar görür. Geri dönüşsüz maliyet bağlılığı; bazen hastalar geçmişte yaptıklarını, seçimlerini, bağlılıklarını savunma ihtiyacında olurlar. Bu durumda hasta ve terapistin hedefleri birbirinden farklı olur; hasta geçmişini haklı çıkarmak isterken terapist daha iyi bir gelecek hedefindedir. Kendini sabote etme; bazen hastalar değerlendirilmekten kaçınmak için kendine yardımı sabote edebilmektedir. Bütün bu faktörler ve bunlara çözüm bulunup bulunamaması ittifakı olumlu ya da olumsuz yönde etkileyecektir.
Referans:
Leahy, R. L. (2008). The therapeutic relationship in cognitive-behavioral therapy. Behavioural and Cognitive Psychotherapy, 36(06), 769-777.
Makalenin tamamına aşağıdaki linki kullanarak ulaşabilirsiniz.
https://www.researchgate.net/profile/Robert_Leahy/publication/231935685_
The_Therapeutic_Relationship_in_Cognitive-Behavioral_Therapy/links/54cf9b010cf24601c0948f8d.pdf
Saygılarımla,
Psk. Zülal Oğuz

