Pekçok kişi hayatlarında travma ve kayba maruz kalmalarına rağmen pozitif duygusal deneyimler yaşamaya devam eder.Ve işlevselliklerinde yalnızca az ve geçici bozulmalar oluşur.Malesef ki, kayıp ya da travmaya maruz kalan bireylerin bunlarla nasıl başettikleri hakkındaki Psikoloji bilgisi, bireysel olarak tedavi arayan ve önemli derecede stres belirtileri gösteren travma ya da kayba maruz kalmış kişilerden oluşmaktadır.Bu sebeple, kayıp ve travma teorisyenleri bu kişilerdeki dayanıklılığı çok nadir ya da patolojik olarak görmüşlerdir.Makalenin yazarı dayanıklılığın iyileşmeden farklı bir süreç olduğunu, travma ya da kayıp sırasında görülen dayanıklılığın zannedilenden çok daha yaygın olduğunu ve bazen de dayanıklılığın beklenmedik çeşitli yollarla kendini gösterdiği belirterek, travma ya da kayıp yaşantısında kişinin dayanıklı olmasını patoloji olarak gören görüşe meydan okumuştur. Şöyleki; travma ve kayıplarda dayanıklı olabilmek yetişkinlerde görülen bir beceridir.Ve bu beceri; potansiyel olarak yakınını kaybetmek,şiddete maruz kalma ya da hayatını tehlikede olması gibi yıkıcı durumlarda kişinin psikolojik ve fiziksel fonksiyon seviyesini sağlıklı düzeyde tutabilmesidir.Bu özelliği ile dayanıklılık, iyileşme sürecinden ayrılır.İyileşme kişinin normal fonksiyonlarına belli bir süre sonrasında geri dönmesi iken,dayanıklılık dengeyi devam ettirebilme becerisidir.Aynı zamanda dayanıklılık; zorlu yaşam şartlarına maruz kalmış çocuklarda sağlıklı kişilik özellikleri ve olumlu gelişim açısından koruyucu bir faktördür.Hem travma teoristleri hem de yas teoristleri, travmaya maruz kalmış ya da yas yaşan kişiler için klinik müdahalenin gerekliliğinden bahsederken,bu makalede George Bonanno yas için klinik müdahalenin zannedilenin aksine bireylere zarar verdiğini, travma için ise “psychological debriefing” olarak literatürde geçen kişileri yaşadıkları travmayla ilgili anlatmaya, bilgilendirmeye teşvik eden müdahelenin ise; Ptsd riskini ciddi düzeyde arttırdığını iddia etmiş ve araştırmalarla desteklemiştir.Travmatik olayla karşısında bu kadar büyük kitlelere yapılan geniş bir bilgilendirme, kişilerin yaşayacağı normal süreci hastalık sürecine dönüştürebilmesi açısından doğru bir müdahale değildir.Makalede bahsi geçen bir diğer mevzu ise; dayanıklılığın kişilerde farklı şekillerde ortaya çıkabildiğidir.Bu farklı şekiller; bir kişilik özelliği olan güç durumlara karşı kişinin kendini koruyabilme becerisi, yüksek özgüven,bastırarak başedebilenler(travmayla ilgili duygu,düşünce ve anılardan kaçınarak),zorlu durumlara karşı pozitif duygu deneyimleyerek ya da gülerek başedenlerdir.
Referans:
Bonanno, G. A. (2004). Loss,Trauma, and Human Resilience.American Psychologist,59(1), 20-28.

