Terapide Erken Sonlandırmayı Azaltmak için Uygulama Önerileri

Tedavide erken sonlandırma, klinisyenler tarafından sıklıkla karşılaşılan önemli bir sorundur. Aslında 669 çalışmanın yakın tarihli bir meta-analitik incelemesi (J. K. Swift & R. P. Greenberg, 2012, Premature discontinuation in adult psychotherapy: A meta-analysis. Journal of Consulting and Clinical Psychology. doi:10.1037/a0028226) hastaların yaklaşık %20’sinin tedaviyi erken bıraktığını ve bazı hastaların bazı durumlarda daha yüksek oranlara sahip olduğunu bulmuştur. Bu terk oranı, önceden tahmin edilenden daha düşük olmasına rağmen hastalar kayda değer şekilde tedaviyi erken sonlandırabiliyor. Burada, algılanan ve beklenen hastanın olumsuz nedenlerine(cost) ve faydalarına(benefit) dayalı olarak erken sonlandırmanın bir kavramsallaştırmasını sunuyoruz ve terapide erken sonlandırmayı azaltmak için 6 uygulama stratejisini gözden geçiriyoruz. Bu stratejiler arasında; tedavinin süresi hakkında bilgi verilmesi ve değişim kalıpları hakkında eğitim verilmesi, rol indüksiyonunun sağlanması(hastaların daha doğru rol beklentileri geliştirmesine yardımcı olmak), hasta tercihlerinin sürece dahil edilmesi, erken umudun güçlendirilmesi, terapötik ittifakın teşvik edilmesi, tedavi ilerlemesinin değerlendirilmesi ve tartışılması yer almaktadır.

Referans: Swift, J. K., Greenberg, R. P., Whipple, J. L., & Kominiak, N. (2012). Practice recommendations for reducing premature termination in therapy. Professional Psychology: Research and Practice43(4), 379.

Saygılarımla,

Psk. Senanur Demirtaş

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.