Özet: Çalışmada 41 ayakta tedavi gören unipolar depresyon hastası kognitif terapi (N=19) veya imipramin (N = 22) ile bireysel tedaviye rastgele atandı. Bir grup olarak hastalar, ilk depresyon epizodunun başlangıcından bu yana ortalama 8.8 yıl süreyle aralıklı veya kronik olarak depresyondaydı ve %75’i intihara eğilimliydi. Kognitif terapi hastaları için, tedavi protokolü 12 haftalık bir süre boyunca en fazla 20 görüşme olarak belirlendi. Farmakoterapi hastaları maksimum 12 hafta boyunca günde 250 mg’a kadar imipramin aldı. Kognitif terapiyi tamamlayan hastaların tedavide kalma süresi ortalama 10.90 hafta; farmakoterapide olanların ortalama 10.86 haftaydı. Her iki tedavi grubu da depresif semptomatolojide istatistiksel olarak anlamlı düşüşler gösterdi. Kognitif terapi, hem öz-bildirime dayalı bir depresyon ölçeğinde (Beck Depresyon Envanteri) hem de klinik derecelendirmelerde (Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği ve Raskin Ölçeği) farmakoterapiden önemli ölçüde daha fazla iyileşme ile sonuçlandı. Ayrıca, Kognitif terapi alan hastaların %78.9’u, farmakoterapi hastalarının %22.7’sine kıyasla semptomlarda belirgin iyileşme veya tam remisyon gösterdi. Ek olarak, her iki tedavi grubu da kaygı derecelerinde önemli düşüşler gösterdi. Bırakma oranı, farmakoterapide (8Ss) kognitif terapiden (1S) önemli ölçüde daha yüksekti. Tedaviden ayrılanlar veri analizinin dışında tutulduğunda bile, kognitif terapi hastaları farmakoterapi hastalarından önemli ölçüde daha fazla gelişme gösterdi. Üç ve altı aylık takip görüşmeleri, sonlandırmada belirgin olan tedavi kazanımlarının zaman içinde korunduğunu göstermektedir. Ayrıca, farmakoterapi grubunun %68’i depresyon tedavisine yeniden başlarken psikoterapi hastalarının sadece %16’sı tekrar depresyon tedavisine başlamıştır.
Referans: Rush, A. J., Beck, A. T., Kovacs, M., & Hollon, S. (1977). Comparative efficacy of cognitive therapy and pharmacotherapy in the treatment of depressed outpatients. Cognitive therapy and research, 1(1), 17-37.
Saygılarımla,
Klinik Psk. İrem İskenderoğlu

